Abant denen garip yer
Pazartesi, Şubat 28th, 2005Hani ismini duymuşsunuzdur yüzlerce kez eminim, Abant diye bir yer vardır Bolu’da. Doğa harikasıdır, mükemmeldir, romantiktir, vesairedir… Velet iken gidip görmüş olduğum bir yerdi ki ben de pek izi kalmamış sıfırdan başlar gibi gidip görmeye fırsat bulduk. Eh tamam, gittik gördük de. Gördüğümüzü beğendik mi?

Nah beğendik, afedersiniz. Abartı sanatının faydalarının ve zararlarının nelere kadir olduğunu gördük sadece. Hani insan hayal eder ya bir yeri, öyle Abant hayal etmişim ben de kendi kendime. Bir de farkettim ki, yalanmış o Abant. Tepelerle çevrili bir alanın ortasındaki gölden ve tepelerdeki ormanlardan ibaretmiş. Bunlar kötü şeyler mi yani nerde hata derseniz. Hata, beklenti ve gerçeklerde gizli. Gölün çevresindeki tek şeritlik yamuk yumuk asfalt yolda, at bokları(kusruma bakmayın) ile pekişmiş bir kar-çamur deryasının üzerinden geçen arabaların sıçrattıklarından ve çılgın faytoncuların ayakları kayan atlarından tırsarak yürümek ise doğa ile bütünleşmek; Ben yokum arkadaş… Hele de orada kış hala yaşamakta iken… Kış yaşanmakta iken dedim şimdi ama bakmayın, hiçbir güç beni tekrar Abant’a gitmeye ikna edemez. İster yazı, ister ilkbaharı güzel olsun; o asfalt otoban olmadıkça gidesim yok
.

