Archive for Eylül, 2005

Kabuktaki ruh

Pazar, Eylül 11th, 2005

İlki de bilimkurgu cilası altında kafamıza düşünceler sokmuş hayaletimizi yakalamaya dair adımlar atmamıza sebep olmuştu ama az önce ikincisini izlemeye idim, bu konseptin üzerine dağlar konulup hala da felsefeden uzaklaşılmadan bir şeyler yapılabileceğine fazlaca inancım yoktu. Ama yanılmakla da kalmadım hayran oldum. Anime, manga, bilimkurgu, felsefe hangisini seversen sev izleme kapasitesi olan bir film Ghost in the shell. Ki hepsini birden birarada bulundurması da apayrı bir zevk… İzleyin izlettin. Alıntılardan kaçınmayın.

“Sen kuşlar için ağlıyorsun, balıklar için değil.
Sesi olan şanslılar için.”

Hayatın hiçbir şeyi

Çarşamba, Eylül 7th, 2005

Başladığı gibi biten şeylere biz insanlar, hiçbir şey deriz. Çünkü içine  bir anlam koyamayacağımız kadar sürede gelişip biten bir şeyin bize katkısı ve  zararı da görünmezdir. Biz de onu küçümseyip “hiçbir şey”i uygun buluruz ona.  Lakin algı sınırlarımız içinde gelişmiş her şeyin bize bir etkisi olması  gerekmediği gibi tamamen algı dışı gelişen bir olayın da hayatımızdaki yeri çok  fazla olabilir. Gel de bunu kendine anlat işte…

Hiçbir şeyler tarafından hayatımız değişirken biz küçük ayrıntıda  hayatımızın anlamını yoklarız. Aslında o küçük ayrıntıdan da küçük, algımızın  dışında bir yerlerde kulağımıza fısıldanır o anlam ama duyan kulaklarımız  yoktur. Yoksa hiçbir şeyin içini nasıl doldururduk. Bir de hayatının anlamını  tabi…

Ben kendime bir çöplük yaptım, anlamadıklarımı teptiğim, kapısına da  hayatın anlamı tabelasını astım. Anahtarı yutup delikten sokuşturdum  anlamadıklarımı. “Hiçbir şey”e anlam yüklemek, hayatın anlamını tamamen  yüceltmek olsa gerek.