Üniversite’nin bana kazandırdıkları - 1

“Nerden çıktı şimdi bu seri? Böyle bir de yanına ‘- 1‘ falan koymuş napacak, bu kaça kadar gidecek acep?” dediğinizi duyar gibiyim, aynı zamanda “dediğinizi duyar gibiyim” kalıbını kullanan insanlarda her daim ufak da olsa bir şizofreni olduğunu düşünmüyor da değilim. Neyse konuya dönelim, daha fazla kazandırığı şeyleri bulabilirsem üniversitenin ekliycem buraya, olay budur. Büyütmeye gerek yok. Başlıyoruz…

Tembellik ya da Üşengeçlik
Evet di mi, insanın kafasını karıştırıyo bu azıcık :) . Projeler yüzünden kafasını bellediğim (genelde bellemekle kalmam aslında ama neyse), vize mize var lan şeklinde beyanatlarımla atlattığım insanlar şaşırcaktır. Hemen onlara cevap veriyorum; “hayır bölüm kolay değil!” Onunla bir alakası yok! Ben eskiden çalışkandım, olay orda.

Geçen hafta her final döneminin sonunda olduğu gibi dönem boyunca çektirilmiş fotokopileri ayıklayıp müsvedde olarak kullanılabilecekleri buluyordum. Sonra nasıl olduysa birinci sınıfta tuttuğum bir deftere denk geldim. Defter her desten az uz bir şeyler içermekle birlikte fizik dersi kısmına gelince bir anda şoke edici etkiler bırakabiliyor. O zaman beni de çok seven(!) Tuncer Hökelek beyefendi bir derste toplam 8 sayfa not tutturmuş kareli harita metod deftere, hele en son sayfa sadece bir soruya ayrılmış ki sorunun kendisi çözümünden daha uzun. Neyse…

İşte tam o sıralar(üniversite 1.sınıf) ben not alıyordum derslerde, “Fizik nedir?” anlamaya çalışıyordum. Lisede çalışmak adına yaptığım tek şey idi nerdeyse derste not tutmak, hocaya kulak vermek. Ama genç Yiğit farkında değil ki burda öyle değil. Oku babam oku, yaz babam yaz. Hiç bir bok değişmiyor. İlk vizede delirmenin eşiğinden dönüyorum, bir skim anlamıyorum.

Sonra not tutmayı bırakıp Fizik’in mına koyayım diyerekten salıyor. Allah’tan da Fizik sınavları test, kurtuluyorum… Hökelek bana ilk dersi veriyor üniversite’ye dair; kimi derslerde/çoğu derste not almak sadece sınavına girmeden önce o kadar dersine girdim ne diye bi bok anlamıyorum demene sebep olur. Sen sen ol, kafanı skiyorsa, rahatsız ediyorsa, bayıyorsa not alma; sınavı da o kadar saçma, sıkıcı ve bayıcı olacak zaten.

Evet şu an dördüncü sınıfa geçiyorum mezun oluyorum ve geçen sene boyunca İşletim Sistemleri kitabının kenarlarına aldığım küçük notlar dışında hiçbir yazılı evrak yok kendime ait. Neymiş, not denen şey gereksiz bir şeymiş. Not tutmamanın devamı olarak da derse girmemek gelir tabi, ama kademeli gitmeyi tavsiye ederim ben genç arkadaşlara :D .

Bir sonrakinde görüşmek dileğiyle…

Leave a Reply