Archive for the 'Müzik' Category

Kuzey’in soğuk ormanlarında hayvan kostümlü bisikletçiler

Cumartesi, Ağustos 11th, 2007

İnsanın “yaa yaaa” diye kafasını sallayası geliyor bağlığı okuyunca ama böyle bir olay vardır efendim. Önlerinde de solist hanımefendi bisikletine binip şarkısını söylemektedir. Melis’le ilk kez bu klibi Roma’da mal mal TV’yi karıştırırken görmüştük. Öyle de kalmıştık. Parça ve klibin ruh haline girdiniz mi çıkmanız pek olası değil. Mükemmel bir birleşim.

Burdan buyrun;


Azıcık da söz katayım; “when you love someone
but the thrill is gone
and your kisses at night
are replaced with tears
and when your dreams are on
a train to train wreck town
then i ask you now, what’s a girl to do?”Enfes efendim enfes…

16sında olmak, gitar çalmak, grup kurmak, albüm çıkarmak

Pazar, Kasım 13th, 2005

Kötü bir girdi olacak diye aklımdan geçirmiyor değilim. Şimdi  düşündüklerimdense kafamın yönlendirdiklerini yazıyor olmamdan olsa gerek. Niye  kafam yönlendiriyor, bir parça yüzünden, Sonic Syndicate‘in  History Repeat Itself‘i yüzünden. O ilk albümlerinin tek  dinlenebilir bulduğum parçası olan gaz abidesi ama fiks bir new wave  melo-death(”new wave” takısı benden hediye) parçası. Parça da değil benim kafamı  kurcalayan orda kuzeylerde bir ülkede 89′lu bir çocuk gitar çalıp grup kurup  albüm çıkarabiliyor ve ben de bunu dinliyorum. Her ne kadar grup elemanlarını  ezik, grubu da başarılı bulmasam da eleman benim kulağıma giriyor, ben bu  parçayı on kez ardarda dinliyorum ya gerisi boş!

MP3 ne hale getirmiş şu dünyayı, oysaki biz hala anamızın yağını kullanıyor  olacaktık. Yazık oldu bize, dinlemekten yemek pişirmeyi öğrenemedik…

Olduramadım

Pazartesi, Şubat 7th, 2005

“Yaaerrrabim” diye başlamak istiyorum söze :) . Niye mi, Özkan Uğur abimiz öyle bir parça çıkarmış ki saatlerimi çaldı şimdiden benden. Birkaç ay önce GORA Soundtrack’i indirip dinleyecek bir şey bulamayarak bir kenara sallamıştım ama Özkan bey indirdiğime sevinme sebebim oldu tek başına. “Olduramadım” diye acayip eğlenceli ve süper bir laf üzerine kurulu parçası kesinlikle kocaman bir “hambaleleyambaleyo” hakediyor. Kaçırmayın türk popuna düşmüş en süper parça şu an için kesinlikle…

“hambaleleyambaleyo wooleyya
hambaleleyambaleyo wooo oof
yarabbim, of yarabbim”

hayddinnnnn!!!

Stratovarius yeniden birleşti!!!

Perşembe, Ocak 20th, 2005

tam ekip, tam gazBiraz eskidi haber ben heyecanımı dizginleyene kadar ama Stratovarius sonunda tekrardan birleşti. Aynı kadroyla, değişikliksiz!!!

Geçen senenin sonlarına doğru akli dengesini yitiren Tolkki grubu dağıtmaya Kotipelto’nun yerine afedersiniz kalp yiyen bir bayan vokal getirmeye niyetlenmişti(hatta getirmişti). Ardından da akli dengesini yitirmiş bir grup fanatik Tolkki’yi kolundan bıçaklamış ve pataklamış, başka bir grup da yeni bayan vokale postayla paket içinde bok göndermişlerdi. Daha sonra Tolkki düştüğü durumun iyice psikolojik dengesini bozmasıyla, intihara yeltenme ihtimaline karşın hastaneye kaldırılmıştı. Hastanede de tahminen Strato hayranı bir doktorun eline düşen Tolkki çıkışta “eski kadro olmadan bir bok olmaz, ya geri dönün ya da dükkanı kapıyoruz” demişti. Sonra da yavaş yavaş buzlar eridi ve artık Stratovarius yeniden birleştiğini açıkladı. Kısacası muhteşem oldu!!!

Yeni albüm açıklaması da eksik değil. Bizim gibi hastalara beklemek düşer, ne de olsa tarzdan taviz verilmeyeceği de belirtilmiş… Bir de albüm gelince yorum alırız artık.

Neyse… İstem dışı özetimi(ellerim tuşladı) burda bitirir, içinizdeki Stratovarius aşkının artması dileğiyle blog’umu da nah burda kapatırım. Elinde bulunanlara da buradan bir güzel “Stratosphere” gönderiyorum, afiyet olsun! Hah, bir başlayın bakalım durabilecek misiniz? :) Timo’ları da ayrı ayrı öptüm buradan…
Beni siz delirttiniz ulan!

Klasik: Gather the faithful and propose a toast

Çarşamba, Ocak 12th, 2005
Anders kırmızı saçlı

Hani cidden eskimeyecek parçalar vardır ya. Bunlardan biri de kesinlikle “Ordinary Story”, gerek sözleri gerekse melodisiyle insanı delirten bir parça her daim dinlendiğinde. Tamam anladık da, şimdi gecenin bir yarısı ben bu parçayı niye açtım?? Önce dedim ki, bir gaz alayım ve Mantıksal Tasarım’ıma daha güzel geri döneyim. Doğru bir tercih olabilirdi her zaman belki, ama sözleriyle damarıma girip de düzene küfretmeye şevketti bu saatte… bu meşgale içinde… Ulan Anders ben senden hıncımı alacam ama önce şöyle bir gaza geleyim layığıyla!!!

“Egoism dictates human relations
a world where fashion outshines morality
here success is written in blood-red colours
designed by the thirst for power

gather the faithful and propose a toast
to the epoch of indifference”

not: yerim seni Anders!!! hınç falan hak getire :)
not2: “gedhır dı feytful” ulaaaann!!!